Sefil Selimi

Kimse bana yaren olmaz yar olmaz
Mertlik hırkasını giydim giyeli
Dünya bomboş olsa bana yer kalmaz
İnsana muhabbet duydum duyalı

Çoğu bende kağıt hüccet arıyor
Hal bilmeyen dip dedemi soruyor
Dostlar ölümüme karar veriyor
Sefil Selimi'yim dedim diyeli

1933 yılında Sivas’ın Şarkışla ilçesinde doğdu. Orta okulu ikinci sınıfa kadar okudu. 1966 yılında Konya Türkiye aşıklar bayramına katılan aşıklarımızdandır. 1968 yılında çalışmak için Hollanda ya gitmiş her yıl Avrupa dan gelerek Ekim ayı sonlarında yapılan Türkiye aşıklar bayramında hazır bulunmuştur.

Evlidir ve 6 çocuk babasıdır. 1972 yılında kesin dönüş yaparak doğum yeri olan Sivas’a yerleşti. Saz çalmayı ve şiir söylemeyi kendi kendine öğrendi. Atışma şiir dalında üstün bir yeteneğe sahiptir. Türkiye aşıklar bayramının da 1969 yılında Kul Mustafa adında bir ozanla yaptığı atışma hala unutulmadı. Şiirlerinde yalın gerçeği felsefe ve tasavvufu işlemektedir. Türkiye aşıklar bayramında düzenlenen ve her yıl tekrarlanan yılın yedi şiiri yarışmalarında hep ilk 7 seçme şiir arasında şiirleri yer almıştır.

Sefil Selimi’nin Kul Yanmasın adını taşıyan kitabı vardır.
Sefil Selimi hakkında çıkan diğer kitaplar:
*Abdullah Satoğlu-Yar badesi
*İbrahim Aslanoğlu-Yalınkat
*Doğan Kaya-Çobanın Can Pınarı
*Uğur Kaya-Şiirleri ve Türküleriyle Sefil Selimî

Aşık Sefil Selimi 30.12.2003 saat 10.00'da Hakk'ın rahmetine kavuştu...

Eserlerinden bazıları:

Yansın

Hor görme Rahmanın kudreti kulda
Kul yanmasın Sefil Selimi yansın
Her maharet mevcut el oğlu elde
El yanmasın Sefil Selimi yansın

..........................

Ey Sefil Selimi acı her cana
Yakıp kimseyi düşürme isyana
Yanan bir şey fayda vermez insana
Gül yanmasın Sefil Selimi yansın

Çık Gözüme

Sihirli mühürlü bir kapıdayım,
Gâhi örtük, gâhi açık gözüme.
Esrara bürünmüş bir yapıdayım,
Gâhi mamur, gâhi açık gözüme.

Gördüğüm her şeyde ararım mânâ,
Esrarla hikmetle kalırım dona,
Her varlık mahsustur yalnız ona,
Gâhi büyük gâhi küçük gözüme.

Yoruldu mantığım kurudu zekâm,
Hakk’ın boyasına yetmiyor rakam,
Sarmış bu alemi top yekün bekam,
Gâhi bin gâhi buçuk gözüme.

Çeşitli kılıkta o verir emir,
Kendi düzeninde fikri hür amir,
Yaptığını eder, eliyle tamir,
Gâhi binâ, gâhi saçak gözüme.

Sefil Selimi’nin derdi var köklü,
Haksız gözükür ya tamamen haklı,
Aradığı hakan adem’de saklı,
Gâhi emir, gâhi köçek gözüme.

Leyla Nedir ki Yanında

Hiç kimse benzemez sana,
Leylâ nedir ki yanında!
Mecnunda hak verir bana,
Leylâ nedir ki yanında!

Ferhat-Şirin olsa şaşar,
Görse ayağına düşer,
Mevlâ seni sende yaşar,
Leylâ nedir ki yanında!

Gam çekersen güneş doğmaz,
Gökten yere rahmet yağmaz,
Gözlerin tarife sığmaz,
Leylâ nedir ki yanında!

Baldan leziz lafın batmaz,
Sen uyursan şafak atmaz,
Nutkum durur, dilim tutmaz,
Leylâ nedir ki yanında!

Gücüm artar, ilmim artar,
Aşk ver gafletimden kurtar,
Saç telin bin Leyla tartar,
Leylâ nedir ki yanında!

Dara düştüm, zora düştüm,
Adını söylerken coştum,
Seninle ben beni aştım,
Leylâ nedir ki yanında!

Rüzgâr yalamasın seni,
Ecel alamasın seni,
Zaman silemesin seni,
Leylâ nedir ki yanında!

Kerem,Yunus, Mansur gelmiş,
Hepsi pek fazla ün almış,
Selimi bir güzel bulmuş,
Leylâ nedir ki yanında!

Karaözünde

Ne zaman uğrasam aklımı alır,
Aşk muhabbet bulur karaözünde.
Yarenler ahbaplar gönlümde kalır,
Aşk muhabbet bulur karaözünde.
Karayım kara, benzerim kar’a

Ulular yaşamış, aşıklar doğmuş,
Bütün insanları hüdayı bilmiş.
Sanki birbirinden temiz ders almış,
Söz demiş, saz çalmış karaözünde.
Karayım kara, benzerim kar’a.

Yücelerin gine ahbaplık etmiş,
Hepsi birbirinin elinden tutmuş,
Hileyi, hatayı özünden atmış,
Tertemiz insanlar karaözünde.
Karayım kara, dönmüşüm kar’a.

Ey aşığım söyler, hemi de dinler,
Garezler de kini daima önler,
Hepsi de çalışır baş ile canlar,
Çalışkanlar dolmuş karaözünde.
Karayım kara, dönmüşüm kar’a.

Hepsi bir ayna da aynı sıfatta,
Birbirine benziyorlar surette,
Ana caddesi var sanki sırat da,
Yürümüş mevlaya karaözünde.
Karayım kara, dönmüşüm kar’a.

Kızılırmak akar yanı başında,
Sevda fışkırıyor toprak taşında,
Hep insanlar güzel kendi işinde,
Seven sevgi bulmuş karaözünde.
Karayım kara, benzerim kar’a.

Gelmişim bu yere neyi ararım,
İnsan olsam insanlara yararım,
Ben beni yitirdim burdan sorarım,
Sefil Selimi'yi bulmuş karaözünde.
Karayım kara, dönmüşüm kar’a.
Kimse Bana Yaren Olmaz

Kimse bana yaren olmaz yar olmaz
Mertlik hırkasını giydim giyeli
Dünya bomboş olsa bana yer kalmaz.
İnsana muhabbet duydum duyalı

İmanım hükümdar benliğim esir
Ehli beyti sevdim dediler kusur
Kimi korkak dedi kimi de cesur
Kurt ile koyunu yaydım yayalı

Ardımdan vuranlar yüzüme güler
Kestiği az gibi parçalar böler
Herkes kılıcımı boynumda biler
Başımı meydana koydum koyalı

"Bu Kızılbaş olmuş, yunmaz" diyorlar
"Kestiği haramdır, yenmez" diyorlar
"Camiye mescide konmaz" diyorlar,
İmam Şah Hüseyn'e uydum uyalı

Çoğu bende kağıt hüccet arıyor
Hal bilmeyen dip dedemi soruyor
Dostlar ölümüme karar veriyor
Sefil Selimi'yem dedim diyeli

Beni

Beni ne arayın ne elden sorun,
Necmettin Efendi, Yunus Efendi.
Size söz söyleyim siz karar verin,
Necmettin Efendi, Yunus Efendi.

Aşkın delisiyim, pirin hayranı,
Kubbenin kendiyim yerin hayranı,
İkiyi severim birin hayranı,
Necmettin Efendi, Yunus Efendi.

Bu halkın içinde deli sayılan
Elimdeki sazın teli sayılan,
Canlıyım ve lakin ölü sayılan,
Necmettin Efendi, Yunus Efendi.

Ululara hizmetim var aşkım var,
Sohbetim var irfanım yok meşkim var,
Ölçülmez, bilinmez beden köşküm var,
Necmettin Efendi, Yunus Efendi.

İkiliği bilinmez suya benzerim,
Bulutlar ardında aya benzerim,
Sizler bana söylen neye benzerim,
Necmettin Efendi, Yunus Efendi.

Ayağım yerlerde göklerde başım,
Nefesde nefesim yerdeki daşım,
Allah’la insanla daima işim,
Necmettin Efendi, Yunus Efendi.

Kendi kendim ile savaşım vardır,
Zalim de alim de bir bana yardır,
Dövseler sövseler ne fayda vardır,
Necmettin Efendi, Yunus Efendi.

Layık olunmayan aşkı bulamaz,
Bedavadır amma kimse alamaz,
Bu çeşmeden cahil insan dolamaz,
Necmettin Efendi, Yunus efendi.

Aldığım altını harcamam hemen,
Bir adem kuluna eyledim iman,
Onun için halim gayetten yaman,
Necmettin Efendi, yunus efendi.

Bazı dolu gibi bazı boş gibi,
Bazı hayal gibi bazı düş gibi,
Herkes yiyor beni dolu boş gibi,
Necmettin Efendi, Yunus Efendi.

Ey Sefil Selimi söyleme uzun,
Belki de dostlara verirsin hüzün,
Güneşi olmalı mutlaka bugün,
Necmettin Efendi, Yunus Efendi.

Kevser Irmağı

Kevser ırmağında saki olan yar,
Bir bardak dem ikram etmez mi ola?
Sıratın yolunu iyi bilen yar,
Benim de elimden tutmaz mı ola?

Aman medet, duy sesimi dardayım,
Sorma hallerimi, gayet zordayım,
Cehennemden daha beter kordayım,
Yanarım, yandığım yetmez mi ola?

Her yanımı harlı ateş çevirdi,
Vücut sarayımı yaktı kavurdu,
Yaptım mamur ettim, geri çevirdi,
Viranemde, güller bitmez mi ola?

Zindanda kalsam da gam yemem gene,
Sefil Selimi'yle dursan yan yana,
Olmak istiyorum, dostla can cana,
Muradımca bülbül ötmez mi ola?

Kaç

Gösteriş yapan,
İnsanlardan kaç.
Maddeye tapan,
Şeytanlardan kaç.

Pis maval okur,
Eylemez şükür,
Taşımaz fikir,
Maymunlardan kaç.

Olur çok yaman,
Dikkat et aman,
Menfaat uman,
Meydanlardan kaç.

Çevirdim tarih,
Oldum müsterih,
Ne Ay ne Merih,
İsyanlardan kaç.

Birkaç cümle laf,
Duyan çekmez of,
Cahil olur kof,
Nadanlardan kaç.

Al sermaye et,
Gönlü eyler fet(h),
Sefil’ye yet,
Odunlardan kaç.

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Sitemiz sizce nasıl?: